Niğde Üniversitesi Tanıtım rehberi

Nigde, located in the middle of Anatolia,hasa very favorable position in terms of road transport and railway access.

Nuri Bilge Ceylan's films

Nuri Bilge Ceylan Filmleri.

Dreaming spires and production lines

Kuleleri ve üretim hatlarını düşlerken.

Türkiye 2011 tanıtım kitabı

BYEGM tarafından hazırlanan “Türkiye” tanıtım kitabı 12 dilde yayımlandı.

JACKAL

Çakal ve aslanın hikayesi .

4 Temmuz 2015 Cumartesi

Anti-whaling activists

1 Temmuz 2015 Çarşamba

Parliament

Parliament

Parlamento

A number of important reforms, including the 4th Judicial Reform Package, were adopted in the legislative term in moves towards compliance with EU standards.

AB standartları ile uyum sağlamak amacıyla atılan adımlar çerçevesinde, Dördüncü Yargı Reformu Paketi dâhil olmak üzere, yasama döneminde çok sayıda önemli reform gerçekleştirilmiştir.

Work was re-launched on a comprehensive reform of rules and procedures which had been abandoned twice since 2008 due to lack of consensus among the political parties.

Siyasi   partiler  arasındaki  uzlaşı  eksikliği   nedeniyle  2008   yılından  bu  yana  iki  kez  vazgeçilen TBMM İçtüzüğü’ne ilişkin kapsamlı reform çalışmaları yeniden başlatılmıştır.

However, work on political reforms and parliament’s ability to perform its key functions of law-making and oversight of the executive continued to be hampered by a persistent lack of dialogue and spirit of compromise among political parties.

Ancak, siyasi reform çalışmaları ve TBMM’nin yürütmenin denetlenmesi ve yasama gibi kilit işlevlerini yerine getirebilmesi, siyasi partiler arasında süregelen diyalog ve uzlaşma ruhu eksikliği nedeniyle sekteye uğramaya devam etmektedir.

There was a pattern of insufficient preparation and consultation — within and outside parliament - prior to the adoption of key sensitive legislation. There was no progress in the long-standing discussion on the need for systematic consultation with civil society and other stakeholders in law-making.

Hassasiyet gerektiren kilit mevzuatın kabulü öncesinde -TBMM içinde ve dışında- yeterli hazırlık ve istişare yapılmamıştır. Kanun yapma sürecinde sivil toplum ve diğer paydaşlar ile sistematik istişarede bulunulması ihtiyacı hususunda uzun süredir devam eden tartışmada ilerleme kaydedilmemiştir.

There was no progress in improving parliament’s capacity to monitor performance and audit public expenditure (see Public Administration). This generated criticism from the opposition and civil society regarding a lack of government accountability.

TBMM’nin, performans izleme ve kamu harcamalarını denetleme kapasitesinde bir ilerleme kaydedilmemiştir (Bkz. Kamu yönetimi).  Bu  durum,  yürütmenin hesap verebilirliği  konusunda muhalefetin ve sivil toplumun eleştirisine neden olmuştur.

Furthermore, parliament’s oversight functions continued to suffer from the weakness of other scrutiny instruments at its disposal.

Ayrıca, gözetim fonksiyonlarında, TBMM’nin uhdesindeki diğer inceleme araçlarının yetersizliği nedeniyle sorun yaşanmaya devam edilmektedir.

While the scope of parliamentary immunity in relation to corruption charges is particularly wide, shortcomings in anti-terror legislation and a restrictive interpretation of Article 14 of the Constitution continued to pose a risk to MPs’ freedom of expression. (See Chapter 23 — Judiciary and fundamental rights)

Yolsuzluk suçlarına ilişkin olarak yasama dokunulmazlığının kapsamı çok geniş iken, terörle mücadele mevzuatındaki eksiklikler ve Anayasa’nın 14. maddesinin kısıtlayıcı bir şekilde yorumlanması, milletvekillerinin ifade özgürlüğüne yönelik tehdit oluşturmaya devam etmektedir (Bkz. Fasıl 23- Yargı ve temel haklar).

The 10% national threshold for a party to obtain seats in parliament remains the highest among Council of Europe member states.

TBMM’ye seçilmek için gerekli %10’luk seçim barajı, Avrupa Konseyi üyeleri arasında en yüksek oran olmaya devam etmektedir.

This raised criticism by the Council of Europe in the Parliamentary Assembly’s Resolution on Post-monitoring Dialogue with Turkey in April. There was no progress on alignment with European standards of laws on the closure of political parties or on the financing of political parties and election campaigns.

Bu durum, Nisan ayında, Türkiye ile gerçekleştirilen İzleme Süreci Sonrası Diyaloğa ilişkin Parlamenterler Meclisi Kararında Avrupa Konseyi tarafından eleştirilmiştir. Siyasi partilerin kapatılmasına ilişkin kanunun ya da siyasi parti ve seçim kampanyalarının finanse edilmesine ilişkin kanunların Avrupa standartlarıyla uyumlaştırılmasında herhangi bir ilerleme kaydedilmemiştir.

The democratisation package announced on 30 September by the government opens the perspective for changes to the 10% threshold for representation in parliament and provides for the decrease of the threshold for budget support to political parties.

30 Eylül’de Hükümet tarafından açıklanan Demokratikleşme Paketiyle, TBMM’de temsil için gerekli olan %10’luk seçim barajı ve siyasi partilere devlet yardımının artırılması gibi birçok konuda değişiklik perspektifi getirilmiştir.

Overall, it is positive that a comprehensive reform of rules and procedures of the parliament was launched to move beyond a confrontational approach and to improve parliament’s functioning.

Sonuç olarak, kutuplaşmış yaklaşımın ötesine geçmek ve TBMM’nin işleyişini iyileştirmek için TBMM İçtüzüğü’ne ilişkin kapsamlı bir reformun başlatılması olumlu karşılanmıştır.

Still, more attention needs to be paid to the adoption of an inclusive approach to law-making, with systematic consultation of all stakeholders, including on sensitive issues.

Hassas konuları da içerecek şekilde, tüm paydaşlarla gerçekleştirilecek sistemli bir istişare yapılması yoluyla, kanun yapma sürecinde kapsayıcı bir yaklaşımın benimsenmesi hususuna daha fazla dikkat gösterilmesine ihtiyaç vardır.

The overall scope and arbitrary interpretation of parliamentary immunities remained a major concern. The legal framework on elections and political parties needs to be aligned with European standards.

Yasama dokunulmazlığının geniş kapsamı ve keyfi yorumlanması önemli bir endişe konusu olmaya devam etmiştir. Seçimler ve siyasi partilere ilişkin yasal çerçevenin Avrupa standartlarıyla uyumlaştırılması gerekmektedir.

Kaynak:

2013 Türkiye İlerleme Raporu (Türkçe)
2013 Türkiye İlerleme raporu  (İngilizce)

29 Haziran 2015 Pazartesi

Fight against organised crime

Fight against organised crime

Örgütlü suçlarla mücadele

Turkey adopted a new Action Plan against Organised Crime (2013-15), implementing the National Strategy against Organised Crime (2010-15).

Türkiye, 2010-2015 Organize Suçlarla Mücadele Ulusal Stratejisi’nin uygulanmasına yönelik yeni bir Organize Suçlarla Mücadele Eylem Planı’nı (2013-2015) kabul etmiştir.

Turkey signed but has not yet ratified the Council of Europe Convention on Cybercrime. Data collection and analysis capacity need to be improved. Further efforts are also needed as regards trafficking in human beings.

Türkiye, Avrupa Konseyi Siber Suçlar Sözleşmesi’ni imzalamış ancak henüz onaylamamıştır. Veri toplama ve analiz kapasitesinin geliştirilmesine ihtiyaç vardır.

The framework anti-trafficking law has still to be adopted. A comprehensive, multi-disciplinary and victim-oriented approach to trafficking needs to be developed and identification of victims needs to be improved.

İnsan ticaretiyle mücadele konusunda daha fazla çabaya ihtiyaç vardır. İnsan ticaretiyle mücadele konusundaki çerçeve yasa henüz kabul edilmemiştir. İnsan ticaretine ilişkin kapsamlı, multi-disipliner ve mağdur odaklı bir yaklaşımın geliştirilmesi ve mağdur tespitinin iyileştirilmesi gerekmektedir.

For a detailed analysis of developments in the fight against organised crime, see Chapter 24
— Justice, freedom and security.

Örgütlü suçlarla mücadele konusundaki gelişmelerin ayrıntılı bir incelemesi için bkz. Fasıl 24 – Adalet, Özgürlük ve Güvenlik.

Kaynak:

2013 Türkiye İlerleme Raporu (Türkçe)
2013 Türkiye İlerleme raporu  (İngilizce)

Stop terrorism in China

People in East Turkestan have been tortured due to their ethnicities and religion. Those incidents which disregard human rights have been increasingly continuing. 
Doğu Türkistan'da halk etnik kimliği ve dini inançları yüzünden işkence görmektedir. Bu insani değerleri hiçe sayan olaylar gün geçtikçe şiddetini arttırarak devam etmektedir.

The whole world should not stay silent and share this bloodshed. However, Europe, which always advocates human rights, keeps being silent as long as it is not their people. 
Dünya buna sessiz kalarak bu vahşete ortak olmamalıdır. Ancak ne yazık ki özellikle durmadan insan haklarından dem vuran Avrupa söz konusu kendi vatandaşları olmadığı sürece duyarsızlığını sürdürmektedir. 

If any European citizen would be tortured, every state in the world would react to this violence. 
 Bu olaylara maruz kalan eğer bir Avrupa vatandaşı olsaydı dünyada tepki göstermeyen bir tek devlet kalmazdı.

When it is Turks and Muslims, almost any voice is heard. What we want is to end the genocide in East Turkestan and give their independence.
 Söz konusu Türkler ve Müslümanlar olunca neredeyse tek bir ses bile duyulmamaktadır. Bizim istediğimiz Doğu Türkistan'ın özgürlüğünün verilmesi, oradaki soykırım hareketlerinin sonlandırılmasıdır. 

https://www.change.org/doguturkistan

16 Haziran 2015 Salı

Niğde Museum


Niğde Museum
Niğde müzesi



Niğde, a city of the Central Anatolian Re­gion, bears witness to a continuous habita­tion from the Paleolithic Period right up to the modern day.
Bir İç Anadolu Bölgesi kenti olan Niğde, Paleolitik Çağdan günümüze değin kesintisiz bir yerleşime tanık olmuştur.


There is much evidence of the groups and civilisations involved in thousands of years of cultural accumula­tion.
Bu binlerce yıllık kültür birikiminin oluşumunda onlarca toplu­luğun ve uygarlığın katkısı vardır.


 In museums can be found irrefutab­le proof of these cultures and civilisations and a wealth of unique artworks are res­tored, protected and displayed therein.
Bu kültür ve medeniyetlerin oluşturduğu çok zengin ve ünik eserlerin; onarılması, tanıtılması ve muhafaza edilmesi hiç kuşkusuz müzelerle mümkündür.


In this context the Niğde Museum of Anatoli­an Archaeology is a good example of the variety and distinction of the artworks to be found.
Bu bağlamda, Niğde Müze­si Anadolu arkeolojisini çok zengin ve ünik eserlerle temsil etmektedir.



The Museum in Niğde has its origins in 1939 when operations began in the Ak-medrese. During the Second World War the madrasa was used as a storage facility for the Istanbul Museum of Archaeology. After restoration Niğde Museum was establis­hed in 1957; it was opened to visitors and began its own displays and exhibitions.

Niğde’de ilk müzecilik faaliyetleri 1939 yı­lında Akmedrese’de başlamıştır. II. Dünya Sa­vaşı sırasında, İstanbul Arkeoloji Müzeleri’nin deposu olarak kullanılan medrese, 1957 yılın­da Niğde Müzesi’nin kurulmasıyla onarılmış, teşhir-tanzimi yapılarak ziyarete açılmıştır.



The museum was moved to a new bu­ilding in 1977 and its frst exhibition there opened on the 20th November 1982. This continued until the 16th November 1999.
1977 yılında yeni binasına taşınan müzenin 20 Kasım 1982 yılında da ilk teşhir tanzimi yapılmıştır. Bu durum 16 Şubat 1999 tarihine kadar sürmüştür.


Realising there was a need to display the many and unique objects found in ongo­ing excavations in a contemporary and sympathetic way the museum underwent an overhaul. On completion of these works the museum opened to the public again on the 20th November 2001.

Kazılardan gelen yoğun ünik eserlerin sergilenme ihtiyacı ve çağdaş bir anlayışla, yaşayan müze tarzında yapılma­sı gereken sergileme, müzedeki, onarım ve teşhir-tanzim çalışmalarının tamamlanmasın­dan sonra, 20 Kasım 2001 tarihinde, yeniden hizmete sunulmuştur.



The latest exhibition was entered by the Ministry as a candidate for “European Museum of the Year 2003”. And although it was short listed by the committee that came from Germany and France it did not win an award.
Yapılan son teşhir-tanzimi ile Bakanlığı­mızca “2003 YILINDA AVRUPA’DA YILIN MÜZESİ” ne aday gösterilmiş, Almanya ve Fransa’dan gelen komite üyeleri tarafından elemeyi geçmiş ancak ödül alamamıştır.



This year it has been selec­ted as a pilot case by the US World Cul­ture Heritage Protection Fund, one of the aims of the project is to re-render all the artefacts in a digital format. This process is an example of how Turkish museums are progressing.
Bu yıl da ABD Dünya Kültür Mirasını Koruma Fonu, müzemizi pilot müze seçmiş olup, proje dâhilinde tüm eserlerin dijital ortama aktarılarak yeniden yapılandırılması amaç­lanmaktadır. Bu uygulama Türkiye müzele­rinde ileriye dönük çalışmalara örnek teşkil edecektir.


In the Niğde Museum can be found 6 sa­lons that present the archaeology of Cent­ral Anatolia chronologically. The vast ma­jority of the artefacts on display are from ongoing excavations in the region.
Niğde Müzesi’nde, Orta Anadolu arkeolo­jisinin kronolojik düzenle sunulduğu 6 teşhir salonu bulunmaktadır. Eserlerin büyük bir ço­ğunluğunu bölgede yapılmakta olan kazılar­dan elde edilen buluntular oluşturmaktadır.




I. SALON: Mounted next to one another are Obsidian tools found at the excavations in the region at Pınarbaşı Mound, Köşk Mound, Tepecik Mound and the Kaletepe Obsidian Workshop from the Neolithic Period. Also from the significant central site at Köşk Mound; unique artefacts, tomb remains, statues of gods and goddesses, anthropomorphic vases from the “Köşk Mound Chalcolithic House” dated to 4883 B.C. For this reason the salon is known as the “Köşk Mound Salon”.
1.SALON: Bölge­de, Neolitik çağa tarihlenen Pınarbaşı Höyük, Köşk Höyük, Tepecik Höyüğü ve Kaletepe Obsidiyen Atölyesi kazılarında bulunan Obsidiyen aletler ile Neolitik ve Kalkolitik Çağın önemli merkezi du­rumundaki Köşk Höyük kazılarından ele geçirilen ünik eserler, mezar buluntuları, tanrı ve tanrıça heykelcikleri, antropomorfik vazo ile M.Ö. 4883 yılına tarihlenen “Köşk Höyük Kalkolitik Ev”inin birebir kurgusu teşhir edilmektedir.Bu nedenle de salon, “Köşk Höyük Salonu” olarak adlandırılır.


 
II. SALON: In the first large display cabinet at the entrance to the gallery are mounted items used in metalwork found at the excavation at Göltepe Mound (in Celaller Village in the Çamardı District) and from the ancient tin mine located opposite at Kestel dating from the Early Bronze Age (the third millennium B.C.).
II. SALON: I. Büyük vitrinde, Eski Tunç çağına (M.Ö. III. Bin yıl) tarihlenen Çamar-dı İlçesi, Celaller Köyü, Göltepe Höyüğü kazılarında ele geçen madencilere ait bu­luntularla, höyüğün karşısında yer alan Kestel antik kalay maden ocağındaki galeri girişinin kurgusu teşhir edilmektedir.



Also in this display cabinet are artefacts brought from the excavations at Acem Mound and Darboğaz town in Ulukışla. In the second large display cabinet are palace findings that emerged from the important Assyrian Trade Colonies Period site at Acem Mound (Puruşhanda).

Yine, Acemhöyük kazıları ile Ulukışla, Darboğaz Kasabası’ndan getirilen eserler de bu vit­rindedir. İkinci büyük vitrinde ise; Asur Tica­ret Kolonileri çağının önemli merkezi olan Acemhöyük (Puruşhanda) kazısında açığa çıkarılan saray buluntuları sergilenmektedir.


III.   SALON: The “Late Hittite-Phrygian Salon” (First Millennium B.C.). Here are displayed storm and fertility god stellae, books written in Hittite hieroglyphics, findings from the Kaynarca Tumulus, Phrygian period ceramics and the “Göllüdağ Lion”. These all originate from the kingdoms of Nahita and Tuvanuva belonging to the Late Hittite states that sprung up in Anatolia after the collapse of the Hittite Empire.

III. SALON: “Geç Hitit- Frig Salonu” (M.Ö. I.Bin yıl) Hitit İmparatorluğu’nun yıkılmasın­dan sonra, Anadolu’da ortaya çıkan Geç Hitit şehir devletlerinden Nahita ve Tuvanuva Krallıkları’na ait fırtına ve bereket tanrısı stelleri, Hitit Hiyeroglifyle yazılmış kitabe­ler, Kaynarca Tümülüsü buluntuları, Frig dönemi seramikleri ve “Göllüdağ Aslanı” sergilenmektedir.



IV. SALON. Dedicated to remains from the Hellenistic, Roman and Byzantine Period. In one section of the Salon are to be found: remains from Tepebağları, Porsuk Mound and Acemhöyük, all within the provincial boundary and purchased or acquired on the way fired earth and glass artefacts, seals, Roman statues and Byzantine artefacts.
IV. SALON: Helenistik, Roma ve Bizans dönemi buluntularına ayrılmıştır. Salonun bir bölümünde, il sınırları dâhilinde olan Tepebağları, Porsuk Höyük ve Acemhöyük kazılarında ele geçirilen buluntular ile satın alım ve zor alım yoluyla kazandırılan piş­miş toprak ve cam eserler, mühür baskıları, Roma Dönemi heykelcikleri ve Bizans dö­nemi eserleri yer almaktadır.


In the other section are displayed statue-making implements and tomb stellae unearthed at Tyana and belonging to the Period of the Roman Empire in the 2nd Century A.D.

Salonun diğer bölümünde ise, Tyana’da açığa çıkarılan ve M.S. II. yy. Roma İmparatorluk dönemine tarihlenen heykeltıraşlık ürünleri ile mezar stelleri sergilenmektedir.

V. SALON. Coins and Mummies are on display.
V.SALON: Sikke ve mumyalar teşhir edil­mektedir.



A - Coin Section: The production of coins and general information is given on 2 panels. In 6 large wall-mounted display-cabinets are displayed in chronological order: Greek,         Hellenistic, Roman,Byzantine and Islamic-Ottoman coins along with Seljuk silver treasures and treasures from Tepebağları that was part of the Cappadocian Kingdom.

A-Sikke Bölümü: Sikke basım tekniği ve genel tanımlar, iki pano halinde tanıtılmış, 6 büyük duvar vitrini içerisine, kronolojik sırayla Grek, Helenistik, Roma, Bizans ve İslami-Osmanlı dönemi sikkeleri ile Selçuk­lulardan kalma gümüş defne ile Kapadok-ya Krallığına ait Tepebağları defnesi yer alır.


B – Mummy Section: On display are the “Nun Mummy” (11th C. A.D.) found in the Ihlara Valley at Aksaray and the four baby mummies (14th C. A.D.) that were removed from the Çanlı (Bell) Church.

B-Mumya Bölümü: Aksaray Ihlara Vadisi’nde bulunan “Rahibe Mumyası” (X.yy.) ile Çanlı Kilise’den çıkarılan 4 adet bebek mumyası (XIII. yy.) sergilenmektedir.


VI.     SALON: The “Ethnographical Artefacts Salon”. Ethnographic cultural items, from the region recovered from the ground, are introduced in this salon, including: weapons, hand-printed cloth, writing sets, lamps and lights, carpets and rugs, banners, jewellery and alongside remains of the İlhani period, a tray belonging to Kachar Turks. There is also an oriental corner.
VI. SALON: “Etnografik Eserler Salonu”: bölgenin kaybolmaya yüz tutmuş etnoğrafik kültürünün tanıtıldığı salonda silahlar, el yazmaları, yazı takımla­rı, aydınlatma araçları, halılar, kilimler, âlemler, takılar ve İlhanlı Döne­minden kalma eserle­rin yanında Kaçar Türk­lerine ait bir sini teşhir edilmektedir. Salonda birde şark köşesi oluş­turulmuştur.
Kapadokya Niğde (pdf)

Share

Twitter Delicious Facebook Digg Stumbleupon Favorites More