Niğde Üniversitesi Tanıtım rehberi

Nigde, located in the middle of Anatolia,hasa very favorable position in terms of road transport and railway access.

Nuri Bilge Ceylan's films

Nuri Bilge Ceylan Filmleri.

Ombudsman

Ombudsman

constitution

Anayasa

Dreaming spires and production lines

Kuleleri ve üretim hatlarını düşlerken.

JACKAL

Çakal ve aslanın hikayesi .

30 Kasım 2016 Çarşamba

Can computers translate?

Can computers translate?
Bilgisayarlar çeviri yapabilir mi?

 

Electronic engineers dream of translating languages on a computer. Why not? It would certainly save a lot of time and effort at international congresses.
Elektronik mühendisleri, bilgisayarlarla çeviri yapmayı düşlemektedirler. Neden olmasın? Kuşkusuz, böyle bir şey uluslararası kongrelerde, zaman ve emek tasarrufu sağlayacaktır.

 

A small gadget already exists. It looks like a pocket calculator. At the touch of a button it tells you how to say simple words in four different languages.But it is very limited.
Daha bugünden küçük bir aygıt vardır. Aygıt, cep hesap makinesine benzer. Bir düğmeye basıldığında,basit sözcükleri dört ayrı dilde, nasıl söyleyeceğinizi bildirir. Ama(bu aygıtla gerçekleştirilebilecek çeviriler)çok sınırlıdır.

 

The problem is that a computer cannot think for itself. You can teach it words, you can teach it grammatical structures. But how, for example, do you teach it to interpret a figurative use of language?
Sorun, bilgisayarın kendi kendine düşünememesidir. Bilgisayara sözcükleri öğretebilirsiniz,dilbilgisel yapıları öğretebilirsiniz. Ama ona, sözgelimi, dilin mecazi anlamlarını yorumlamasını nasıl öğretirsiniz?
 
Imagine a spokesman at the United Nations: 'My President is hungry for news'.
Birleşmiş Milletler'de bir konuşmacının. "Başkanım haber bekliyor ('habere acıktı')*," dediğini düşünün.

 

The computer translation might be: 'My President wants to eat the newspaper'.
Bilgisayarın çevirisi şöyle olabilir: "Başkanım gazeteyi yemek istiyor."


Kaynak:Oxford Dil Öğretim Ansiklopedisi

26 Kasım 2016 Cumartesi

Köşk Mound

Köşk Mound
Köşk Höyük

The Köşk Mound, which is located on the rocky slope to the east of the Roman pool in the town Bahçeli in Niğde Province, shows us that the oldest community (6050 – 4911 B.C.) involved in agriculture and animal husbandry on the Bor plain settled here. The ongoing excavations are being con­ducted by the Archaeology Department of the Language and Histo-Geographic Fa­culty of Ankara University and archaeolo­gists from Niğde Museum since 1982.
Niğde ili, Bahçeli beldesinde Roma ha­vuzunun doğusundaki kayalık yamaç üzerinde yer alan Köşk Höyük’te, 1981 yı­lından beri Ankara Üniversitesi Dil ve Ta­rih Coğrafya Fakültesi Arkeoloji Bölümü ve Niğde Müzesi arkeologları tarafından sürdürülen kazılar, Bor ovasının en eski tarım ve hayvancılıkla uğraşan toplumu­nun (M.Ö.6050–4911) bu alana yerleştiği­ni göstermektedir.

The­re are five layers of settlement of which the first four layers belong to the Late Neolithic Period and the latest layer belongs to the Early Chalcolithic Period.
Beş tabaka halindeki yerleşimin ilk dört tabakası Geç Neolitik, en geç tabakası ise Erken Kalkolitik devre aittir.

Considering what was necessary in the Neolithic Period there exists here architecture of spacious many roomed small residences.
Neolitik dönemde gereksinime göre genişletilen çok odalı küçük mekânlardan oluşan mimari mevcuttur.

In the Chalcolit-hic Period the dwellings were built according to a clear plan being arranged next to one another on adjacent streets.
Kalkolitik dö­nemde ise sokakların üstüne sıralanan bitişik düzendeki konutlar belli bir plana göre inşa edilmiştir.


It appe­ars that in this period that the dead were buried under the foors of the dwellings.

Bu dönem insanlarının, ölülerini konutların tabanına gömdükleri anlaşılmaktadır.


Of particular importance is the custom of bur­ying the dead at Köşk Mound; many of the adults and some of the children had their heads separated from the body of which the faces were then plastered with clay and the facial features picked out in red paint giving them a striking appearance.

Köşk Höyük’ün ölü göm­me âdeti açısından önemi; çoğu yetişkin ve bazı çocuklara uygulanan başın gövdeden ayrılarak yüzün kille sıvanıp, yüz organları­nın belirtilmesi ve aşı boyası ile boyanarak onlara canlılık kazandırılmasıdır.


This practise is also evident between the years 10,000 to 8,000 B.C. in Palestine, Is­rael and the south of Syria.

Bu uygula­ma, Filistin, İsrail, Ürdün ve güney Suriye’de M.Ö. 10000–8000 arasında görülmektedir.

Kapadokya Niğde (pdf)

25 Kasım 2016 Cuma

In search for Turkey’s new economic narrative

In search for Turkey’s new economic narrative

Türkiye'nin yeni ekonomik öyküsünü aramak için

Turkey’s need to create a new economic story is becoming more and more urgent. Economic growth has slowed and inflation has risen amid steep fluctuations in global markets and severe shocks.
Türkiye'nin yeni bir ekonomik hikaye yaratma ihtiyacı giderek daha da acil hale geliyor. Küresel piyasalardaki dalgalanmaların ve ağır şokların etkisiyle ekonomik büyüme yavaşlamış ve enflasyon yükselmiştir.


Until recently, Turkey had achieved a more or less successful economic story. The country lured record high foreign direct investment (FDI) in 2007 at around $22 billion, followed by $19.8 billion in FDI in 2008.
Yakın zamana kadar, Türkiye az ya da çok başarılı ekonomik hikayeye ulaşmıştı. 2007 yılında ülke, yaklaşık 22 milyar dolarlık rekor doğrudan yabancı yatırım (DYY) rekoru kırdı; bunları 2008'de 19.8 milyar dolarlık DYY izledi.


These years were characterized by an intensive reform agenda from the government. The country later hit record high growth figures in 2011, becoming the second fastest growing country in the world just after China.
Bu yıllar hükümetten gelen yoğun bir reform gündemiyle nitelendirildi. Ülke daha sonra 2011'de rekor bir büyüme rakamına ulaştı ve Çin'in hemen sonrasında dünyanın en hızlı büyüyen ikinci ülke oldu.


It is unlikely for any emerging country to put things back on track right now, after the end of high liquidity party in global markets with the expected rate hike by the U.S. Federal Reserve soon. Within the last few days, the U.S. dollar has reached its highest value in 14 or more years.
ABD Federal Reserve tarafından yakında beklenen faiz artışı ile küresel piyasalardaki yüksek likidite partisinin sona ermesinin ardından, gelişmekte olan herhangi bir ülkenin şu anda işleri tekrar yerine getirmesi pek olası değildir. Son birkaç gün içinde, ABD doları 14 yıldan fazla bir sürede en yüksek değere ulaştı.


We also cannot ignore Turkey’s domestic problems. The Turkish Lira has been the world’s worst hit currency in recent weeks, performing even worse than the Mexican peso, on the eve of the era of U.S. President-elect Donald Trump.
Aynı zamanda Türkiye'nin iç sorunlarını görmezden gelemeyiz. ABD Başkanı Vekili Donald Trump döneminin arifesinde Türk Lirası, son haftalarda dünyanın en kötü isabet unsuru haline geldi ve Meksika pezosu karşısında daha da kötüydü.


Politically, Turkey has suffered dozens of huge shocks – including fatal terror attacks, the escalating refugee crisis, and the failed July 15 coup attempt.
Türkiye, siyasi olarak, ölümcül terör saldırıları, artmakta olan mülteci krizi ve başarısız 15 Temmuz darbe teşebbüsü gibi düzinelerce büyük şok yaşadı.


In this environment, key sectors such as tourism have seen their darkest days in decades.
The cabinet has announced a series of measures in the banking, agriculture and ICT sectors to boost the economy. 
Bu ortamda, turizm gibi anahtar sektörler, en karanlık günlerini onlarca yıl içinde gördüler.
Kabine, ekonomiyi canlandırmak için bankacılık, tarım ve BİT sektörlerinde bir dizi önlem duyurdu. 

 
However, more is needed in the short-term to revive the economy at least slightly, especially after European Parliament lawmakers called on Nov. 24 for a temporary halt to EU membership talks with Ankara because of the latter’s “disproportionate” reaction to the failed coup attempt.
Ancak kısa vadede, özellikle de Avrupa Parlamentosu milletvekilleri 24 Kasım'ı Ankara ile olan AB üyelik müzakerelerine geçici olarak durdurmak için çağırdıktan sonra ekonomiyi en azından canlandırmak için daha fazlasına ihtiyaç duyulduğundan başarısız darbeye "oransız" tepki geldi girişim.

First of all, the state of emergency, which was announced just after the coup attempt and later extended, should be ended as soon as possible by speeding up the investigation processes, at least on the business side, in order to recover some confidence in Turkey’s investment climate.
 Her şeyden önce darbe girişiminden hemen sonra ilan edilen ve daha sonra genişletilen olağanüstü hal, Türkiye'nin en azından ticaret tarafında soruşturma süreçlerini hızlandırarak, Türkiye'nin işine olan güvenini kazanmak için mümkün olan en kısa sürede sona erdirilmeli Yatırım ortamı.


Second, the number of top officials talking about the economy should be minimized. The markets or others may now want to hear from one or two top economy officials about what is going on and what measures are being taken, rather than from five or more as we have at present.
İkincisi, ekonomiden bahseden üst düzey yetkililerin sayısı en aza indirilmelidir. Piyasalar ya da başkaları, halihazırda sahip olduğumuz beş ya da daha çok değil, bir ya da iki en üst düzey ekonomi yetkilisini, neler olup bittiğini ve alınmakta olan önlemleri öğrenmek isteyebilir.


Third, the apparent “focus” problem needs to be overcome. What I mean by that is Turkey should decide whether it will be an industrial county creating high technology products or whether that will remain a developed subsidiary industry. Does Turkey want to be a tourism country or an energy hub? Does it want to boost its decentralized agriculture industry?
Üçüncüsü, bariz "odaklanma" probleminin aşılması gerekiyor. Bununla kastediyorum, Türkiye'nin yüksek teknoloji ürünleri üreten bir sanayi bölgesi olup olmayacağına ya da bunun bir gelişmiş iştiraki sanayi olmasına karar vermesi gerekiyor. Türkiye bir turizm ülkesi veya enerji merkezi olmak istiyor mu? Merkezi olmayan tarım sektörünü artırmak istiyor mu?


Other key questions will follow this: Will Turkey choose to stick to the European Union accession agenda as a reference point to realize structural reforms, increase productivity levels, improve the education system, and strengthen the rule of law?
Diğer kilit sorular bunları takip edecek: Türkiye, yapısal reformları gerçekleştirmek, verimlilik düzeylerini artırmak, eğitim sistemini iyileştirmek ve hukukun üstünlüğünü güçlendirmek için bir referans noktası olarak Avrupa Birliği üyelik gündemine sadık kalacak mı?


Or will it start to seek new alternative “reference points” with which it will foster economic and trade ties?
Yoksa ekonomik ve ticari ilişkileri geliştirecek yeni "referans noktaları" aramaya başlayacak mıdır?


At this point, Turkey and the European Union, which is also Turkey’s largest trade partner, must take cautious steps in their bilateral ties.
Bu noktada, Türkiye ve aynı zamanda Türkiye'nin en büyük ticaret ortağı olan Avrupa Birliği, ikili ilişkilerinde temkinli adımlar atmalıdır.


They need to use these new normal ties to understand each other and improve their ties, rather than closing all doors on each other.
Birbirinize bütün kapıları kapatmak yerine, birbirlerini anlamak ve bağlarını geliştirmek için bu yeni normal bağları kullanmaları gerekiyor.

Now is not the time for Turkey to waste time on daily conflicts and populist discourse. The country still has time to strengthen its economy and welfare dividend, but it must act as soon as possible.
Artık Türkiye'nin günlük çatışmalar ve popülist söylem üzerine zaman kaybetme zamanı değil. Ülke ekonomisini ve sosyal yardım temettüsünü hala güçlendirecek vaktine sahip ancak mümkün olan en kısa sürede hareket etmesi gerekiyor.

http://www.hurriyetdailynews.com/in-search-for-turkeys-new-economic-narrative.aspx?pageID=238&nid=106542

Türkçe çeviri için Google Translate'den yararlanılmıştır.

24 Kasım 2016 Perşembe

Sightseeing and climate

SIGHTSEEING AND CLIMATE
GEZİ VE İKLİM

Turkey is home to the world’s earliest settlements and numerous civilizations ranging from the tiniest of communities to the greatest of empires.
Türkiye, dünyanın en eski yerleşim yerlerine ve en küçük milletlerden en büyük imparatorluklara kadar pek çok medeniyete ev sahipliği yapmıştır.

Turkey is the cradle of cultures and civilizations connecting Europe and Asia and also the capital of civilizations that have reined the lands of Anatolia for centuries.
Türkiye, Avrupa ve Asya’yı birbirine bağlayan kültür ve medeniyetlerin beşiği ve aynı zamanda yüzyıllar boyunca Anadolu topraklarının hakimi olan medeniyetlerin merkezidir.

Since the beginning of history, Anatolia, well known as one of the earliest settlements, has continued to flourish with the migration of various tribes, and accumulated a large cultural heritage through a line of succeeding empires and civilizations. 
En eski yerleşim yerlerinden biri olarak bilinen Anadolu, tarihin başlangıcından beri, farklı kabileleri göçleriyle yeşermiş ve birbiri sıra kurulan imparatorluk ve uygarlıklardan büyük bir kültürel miras biriktirmiştir.

Many empires ranging from the Sumerians to the Hittites, the Lydians to the Byzantines and the Seljuks to the Ottomans have once thrived and expired within the borders of Turkey.
 Sümerlerden Hititlere, Lidyalılardan Bizanslılara, Selçuklulardan Osmanlılara kadar pek çok imparatorluk bir zamanlar Türkiye sınırları içinde gelişmiş ve son bulmuştur.

To read more on holiday cities of Turkey and to decide which cities to visit while in Turkey, please visit official tourism portal of Turkey www.goturkey.com.
 Türkiye’deki tatil şehirleri hakkında daha fazla bilgi almak ve Türkiye’deyken hangi şehirleri ziyaret edeceğinize karar vermek için, lütfen Türkiye’nin resmi turizm portalı www.goturkey.com adresini ziyaret ediniz.

The Mediterranean and the Aegean climates are cool and characterized wet winters and hot, dry summers. The climate in the Aegean region of Turkey is great throughout the year, even during the European winter.
Akdeniz ve Ege iklimleri, nispeten serin ve nemli bir kış mevsimine ve sıcak ve yağışsız bir yaz mevsimine sahiptir. Türkiye’nin Ege Bölgesi’ndeki iklim, tüm yıl boyunca, kışın bile, oldukça güzeldir.

The weather in the eastern region of Turkey, bordering Georgia and Iraq, has hot summers and sometimes icy winters.
Türkiye’nin, Gürcistan ve Irak sınırındaki doğu bölgelerinde ise, havalar yazları sıcak kışları ise karlı ve buzlu geçer.

Turkey’s climate and weather along the coast of the Black Sea is a continental climate, but during summer in northern Turkey humidity levels can be quite high. The weather in winter, particularly December and January, is cold and temperatures can drop below zero.
Karadeniz Bölgesi’nde ise, iklim ve hava karasaldır, ancak nem düzeyleri oldukça yüksektir. Kışın, özellikle de Aralık ve Ocak aylarında, havalar soğuktur ve sıcaklıklar sıfırın altına düşer

The weather in Turkey’s capital, Ankara, as well as the central Anatolian region is cold in winters and hot and dry in summers. Central Turkey’s climate is known as a mixture between a continental climate and a steppe climate.
Türkiye’nin başkenti Ankara’da ve Orta Anadolu Bölgesi’nde ise, hava kışları soğuk, yazları ise sıcak ve yağışsızdır. Türkiye’nin orta bölgesindeki iklim karasal iklim ile step ikliminin bir karışımı olarak bilinir.

For more information on weather in Turkey right now, please visit the Turkish State Meteorological Service’s official website: http://www.mgm.gov.tr/
Türkiye’deki mevcut hava durumu ile ilgili bilgi almak için, Türkiye Devlet Meteoroloji Dairesi’nin resmi İnternet adresini ziyaret edebilirsiniz: http://www.mgm.gov.tr/

http://www.studyinturkey.gov.tr/pages/sightseeing-climate

14 Kasım 2016 Pazartesi

Antalya From East to West


With the beginning of the holiday season, Turkish people as well as tourists from Germany, England, Russia, İran and other countries who know how to have fun begin to talk about Antalya. But why is that?Tatil vakti gelince Türkler, onlardan fazla Almanlar, İngilizler, Ruslar, İranlılar ve daha birçok milletten sefa nedir bilenler Antalya’yı konuşmaya başlar. Neden acaba?

 

Antalya means sea, sand and history. It is a waterfall. Antalya is everything; some people plays golf on the plains, some climbs to mountains or spend time in museums.
Antalya denizdir, kumdur, tarihtir. Şelaledir. Antalya her şeydir; kimileri düzlükte golf oynar, kimileri dağlara tırmanır ya da müzelerde vakit geçirir.

You can do whatever you want, but it is a tough city anyway. The fact that there are plenty of historical and natural places and options for holiday make it hard to choose what to do.
Ne isterseniz yaparsınız ama tarihi ve doğal zenginliklerinin ve tatil seçeneklerinin bolluğu seçim yapmayı zorlaştırır.

So, now we will talk about Antalya, put new questions into your mind and force you to make a plan…
Şimdi biraz Antalya’dan söz edip aklınıza yeni soru işaretleri koyacağız ve sizi iyi bir plan yapmaya zorlayacağız.

Assuming that you’ve seen the city centre and Kaleiçi, and visited the Seljuk structures in Kalekapısı, Yivli Minara Mosque and Antalya Museum, then taken a dip in Konyaaltı, you’ve ticked all the essential boxes. Now it’s time to get more adventurous – heading eastward first.
Şehrin merkezini, Kaleiçi'ni gezdiyseniz, Kalekapısı’ndaki Selçuklu yapılarını, Yivli Minare Camii'ni, Antalya Müzesi'ni gördüyseniz, Konyaaltı’nda yüzdüyseniz, kısaca şehirde yapacaklarınızı tamamladıysanız sıra ilçelerdedir ve Antalya tatiliniz yeni başlıyor demektir. Önce doğu yönüne açılalım.

We start with Serik, which attracts people with its beaches and its heritage, as well as the top-class golf facilities in Belek. A favourite with tourists, its Aspendos Theatre hosts an international festival – but even at other times it is busy with music and dance performances. It might seem on the surface to be a quiet place, but it is surprisingly exciting.
Plajları ve antik mirasıyla zaten ünlü olan, Aspendos Tiyatrosu'nda uluslararası festivalini düzenleyen ve kalan aylarda da müzik dans gösterileriyle dolup taşan Serik, Belek’teki golf tesisleriyle daha bir gözde oldu. Bunlar akıllara sakinliği getiriyor ama öyle değil.

Serik is excitement, fun, and adventure. Get closer to nature rafting in Köprüçay or going on an action-packed ATV safari. 

 Serik heyecandır, eğlencedir, maceradır. Köprüçay’da rafting yaparak veya bol aksiyonlu ATV safarilere katılarak muhteşem doğanın ve maceranın tadını çıkarabilirsiniz. 

Or take the Saint Paul Trail, the most famous route in Serik. It goes close to both Uçansu Waterfalls and the ruins of Pednelissos, famous for its war against neighbouring Selge.
Deniz-kum ikilisinin üstüne Serik’teki en ünlü gezi rotası Aziz Paulos Yolu'nu, yüzmeye elverişli Uçansu Şelaleri'ni, komşu Selgelilerle yaptığı bol hileli savaşla tarihe geçen Pednelissos’un harabelerini ekleyebilirsiniz.


MANAVGAT

Manavgat is a paradise, cleansing body and soul with its natural beauty.
Manavgat, sahip olduğu doğal güzellikleriyle ruhu rahatlatıp bedenin pasını temizleyen bir cennet köşesi gibidir.

The visitors first go to the Manavgat Waterfall – serene and beautiful, and the perfect place for photographs. 

 Bu ilçeye gelenler önce Manavgat Şelalesi'ne gidip o muhteşem güzelliği ve huzuru doyasıya yaşar, sonra da eşsiz manzarayı arkalarına alıp fotoğraf çektirirler.

Oymapınar Dam Lake is another tip for a peaceful place to while away a day: its beauty is stunning, if you would be overcome by it, you could find yourself on top of a hill to see the lake better or jump in a boat.
 Bir gününüzü de Oymapınar Baraj Gölü’ne ayırırsanız ne âlâ, orası da böyle huzurludur. Güzelliği ise kışkırtıcıdır; ihtişamına kapılırsanız kendinizi Torosların engebelerine sıkışan gölü yukarıdan genişçe görmek için yüksek bir tepeye çıkmış ya da bir tekneye atlamış hâlde bulursunuz.

For a cooler, more restful time, join a Cabrio Bus Safari tour to the ancient cities of Seleukeia and Side (some tours offer activities like rafting, too).
Eğer hava sıcak, vücudunuz yorgunsa Cabrio Bus Safari turlarına katılın. Üstü açık otobüslerin bazıları geze geze Seleukeia, Side gibi antik kentlere gezi düzenliyor; bazıları da programını rafting gibi aktivitelerle renklendiriyor.
 
Spend your remaining time in the area swimming at Boğaz Beach where the Manavgat River meets the Mediterranean, or nearby Side Beach.
Kalan zamanınızı da Manavgat Çayı'nın Akdeniz’e karıştığı Boğaz ya da Side plajlarında yüzerek geçirin.

ALANYA-GAZİPAŞA
Alanya is a world-renowned tourist destination. People come to spend the day on beaches where Cleopatra once swam, and the evening enjoying the vibrant streets and nightlife.
Alanya için dünyanın en ünlü ilçelerinden biri diyebilirsiniz. Dünyanın dört bir yanından gelen turistler, gündüzü vaktiyle Kleopatra’nın yüzdüğü kumsallarda, geceyi ise renkli sokaklarda ve mekânlarda geçirirler.

If the beach gets too hot, head to Sarpdere Canyon where you can cool off in natural cold-water pools. Even if you don’t take a dip, the canyon makes for a wonderful excursion.
Denizi sıcak bulursanız Sarpdere Kanyonu'na gidip kendinizi doğal havuzlarına atabilirsiniz. Suyu soğuktur ama girmeseniz de gidin, şahane bir kanyon gezisi yaparsınız. Gündüzü plaj ve gezi programları arasında bölüştürün.

For another break from the beach, Antalya’s more mysterious corners – Damlataş, Dim and Kadınini caves, and Pirates’ Cave in the sea – may appeal. For the more historical side of Alanya, visit Sydra, Sinek Castle, and Alaeddin Keykubad’s Alara Castle and caravanserai.
Alanya’nın gizemli köşeleri Damlataş, Dim ve Kadıini mağaraları; denizde ise içine teknelerin girdiği Korsanlar Mağarası sizi kendine çekecektir. Alanya’nın eski günlerini ararsanız Sydra’ya, Sinek Kalesi'ne, Alaeddin Keykubat’ın Alara Kalesi ve kervansarayına göz atın.


WEST COAST KEMER 

BATI YAKASI KEMER

Here you will find Kemer, a favorite destination in Antalya for thousands of years. The ancient city of Olimpos, founded 2,200 years ago, is found here. The pirate Zeniketes, who wreaked havoc on the Mediterranean coast, built a castle here – the place he described as his most precious treasure.
Antalya’nın binyıllardır en gözde olan semtlerinden birine, Kemer’e hoş geldiniz. Bu coğrafyanın güzelliğine kapılanlar 2200 yıl önce Olimpos’u kurmuş, Akdeniz sahillerinin başına bela olan korsan Zeniketes de yeryüzündeki en güzel hazine buralardır deyip kendine bir kale yapmış.

Now Kemer is enjoyed by people who anchor their luxurious yachts in the port of Phaselis, campers and naturalists alike, who come to watch sea turtles lay their eggs on Çıralı Beach.
Şimdiyse Phaselis Koyu'na lüks yatlarını bağlayanlar, kampçılar, mesireciler, Çıralı Plajı’na yumurtlamaya gelen deniz kaplumbağaları bayılıyor bu ilçeye.

When night falls, take a flashlight and go to see Yanartaş. The flame that emerges from the rocks there has (according to legend) been burning since the day Bellerophontes beat Chimera, who spread fire from his mouth and sent him deep beneath the earth.
Kemer’de bir değişiklik yapın ve pansiyon tarifesiyle ağaç evlerde konaklayın. Bir gece de el fenerinizi alıp Yanartaş’a gidin. Bellerophontes’un ağızdan alev püskürten Chimera’yı haklayıp yerin yedi kat dibine gömdüğü günden beri taşların arasından çıkarak yanmakta olan ateşi bulun.

Kemer’s beaches are attractive, but the real draw is the diving – if you don’t join a boat tour and dive in the cool waters of the hidden creeks, your vacation will be incomplete.
Kemer plajları deniz keyfiniz için ziyadesiyle davetkâr ama bir tekne turuna katılıp saklı koyların serin sularına dalmazsanız bu iş yarım kalır.
 
KUMLUCA Picture a perfect little sea surrounded on three sides by land … and visit Kumluca (a short trip from Kemer) to see it. There are many such creeks of various sizes in Antalya, but here among the pine trees, Adrasan in Kumluca is especially tranquil – its calm waters are so clear that you can see to 25 metres.
Üç tarafı karayla çevrili bir deniz düşünün ve görmek için Kemer'den Kumluca’ya doğru gidin. Antalya’da büyüklü küçüklü çokça koy ve körfez vardır ve Kumluca’da, çam ağaçları arasına sıkışan Adrasan biraz iri, epey sakindir. Ayrıca dalgasız suyu öyle berraktır ki 25 metre altta neler var, hepsini görürsünüz.

Away from the sea, there are nature tours to choose from, on foot or by bicycle – or go fishing. If you like flying, join the hang-gliders on Markiz Hill (novices fly tandem with an instructor).
Sudan çıkınca da başka eğlencelere kaptırırsınız kendinizi. Doğa burada harikadır. İster yürüyün ister bisikletle gezin. Ya da balık tutun. Uçmaya niyetlenirseniz Markiz Tepesi’nden aşağı süzülen kanatlı adamların arasına karışın (acemiler eğitmen eşliğinde uçuyor).
 
Whether you are on land or in the air, you will certainly take a lot of photos in Kumluca – other must-see sites include Rhodiapolis and İdebessos.
Havada veya karada olmanız fark etmeyecek; Kumluca’daki Rhodiapolis ve İdebessos gibi Likya kentlerde kameranızla epey vakit geçireceksiniz.
 
FİNİKE-DEMRE-KEKOVA Drive out along the Finike coast to find hidden-away beaches like Gökliman and Çağıllı. And, heading inland, you will be assailed by the scent of orange groves. If you want to see what Finike was like in the past, Limyra and Arycand will give you a flavour. Sakin bir plaj arayanlardansanız; Finike kıyılarında Gökliman, Çağıllı gibi yol üstü plajlarına uğrayıp sonra da Finike’nin portakal bahçelerinden yayılan kokuya odaklanın… Finike’nin eskileri Limyra ve Arycanda sizi bekliyor.
Next, head to Demre, also known as ‘old Myra’. Myra, visited by St. Paul, and where St. Nicholas Church was built, was one of the five centres of Christianity.
Kısa bir ziyaretten sonra Demre’ye doğru yol alın, yani eski Myra’ya. St. Paul'ün uğradığı ve St. Nicholas Kilisesi’nin kurulduğu bu topraklar, Hıristiyanlığın ilk beş merkezinden biriydi.

Now it is also known as the ‘home of Santa Claus’, and it hosts a blessing ceremony for Santa Claus every year on December 6. Ancient heritage sites near here start with the rock graves of Lycia, progressing to the Roman theatre, and then Saint Nicholas Church, a relic of Byzantium. Şimdi “Noel Baba’nın memleketi” onlarak anılan Demre’de her yıl 6 Aralık’ta Noel Baba için şükran ayini yapılıyor. Demre’deki tarihî mirasın başında Likya’nın kaya mezarları, Roma tiyatrosu ve Bizans’tan kalan Aziz Nikolaos Kilisesi gelir ama bir başka tarih hazinesi ise suyun altında yatar;

Under the water, there is another historical treasure; boat tours from Çayağzı port take you to Kekova, a sunken city beneath the water as the result of a massive earthquake.
Batık Kent. Çayağzı limanından bineceğiniz tur tekneleri sizi oraya, Kekova tarafına, şiddetli bir deprem sonucu denize gömülen şehre götürecektir.

You can make out stone stairs, amphoras and the remains of tombs and walls of building through the glass in the bottom of the tour boat. On the coast nearby are the ruins of Dolksite, which are also partly underwater.
Teknenin altındaki pencereden denize gömülmüş amforaları, lahit ve duvar kalıntılarını, kıyıda ise Dolkisthe’nin kısmen suya batmış harabelerini göreceksiniz.
 
KAŞ AND KALKAN If you’ve come this far, you should go to Kaş. The colorful and thriving underwater life makes Kaş one of the most important diving centers in Turkey.
Buraya kadar gelen Kaş’a da gider diyerek anlatmaya devam edelim… Sualtındaki hareketli ve renkli doğal hayat nedeniyle Kaş Türkiye’nin en önemli dalış merkezlerinden biridir.
 
The beauty of the water reaches the surface in Patara, home to one the longest natural beaches in the world.
Deniz tabanındaki güzellik Patara’da su yüzüne çıkar ve dünyanın en uzun kumsallarından biri olarak uzanır.

Surfers and loggerhead turtles both run down this beach towards the sea. Meanwhile some say that Kaputaş is the most beautiful beach in the area.
Bazen sörfçüler bazen de yavru caretta carettalar buradan denize doğru koşarlar. Kimileri de en güzel plajın Kaputaş olduğunu söyler.
 
Don’t limit yourself to the sea, though – go and see Kalkan, with its old Greek houses, and Uçarsu Waterfall in the Yeşilgöl (Green Lake) in the Gömbe Plateau.
Ama suya saplanıp kalmayın çünkü Kalkan’ı; oradaki eski Rum evlerini, Uçarsu Şelalesi’ni ve Gömbe Yaylası’nın Yeşilgöl’ünü de görmelisiniz.

If you can, stay in Kaş a little longer and visit Ksanthos, which is on a UNESCO World Heritage Site, as well as ruins like Kyneai, Phellos, Apollania and Aperlai.
Hatta Kaş’ta biraz daha kalıp UNESCO Dünya Mirası listesindeki Ksanthos’u, Kyneai, Phellos, Apollania, Aperlai gibi ören yerlerini de gezmelisiniz.
 
It is all covered. Not Antalya, but our space... We leave the untold part of the city to you. Discover the rest yourself and enjoy.
Yoksa buraları hakkıyla tanımış olmazsınız. Bitti. Ama biten Antalya değil bize ayrılan yer olduğundan şehrin anlatamadığımız kısmı size bırakıyoruz. Bizzat kendiniz tadını çıkarın deriz. 


http://www.skylife.com/en/2015-07/antalya-from-east-to-west
 

http://www.skylife.com/tr/2015-07/dogusuyla-batisiyla-antalya
 

Share

Twitter Delicious Facebook Digg Stumbleupon Favorites More